elim alıştıkça daha küçük kesimler yapabiliyorum artık ahşaptan:)hello kitty çok bilindik bir figür, bir tane de ben çalışayım diyerek kesmiştim.
pasajda
elim alıştıkça daha küçük kesimler yapabiliyorum artık ahşaptan:)
her ay 3-4 liralık telefon görüşmelerine vergileriyle birlikte ortalama 20 lira ödüyoruz ya, bayramın ilk 2 günü 2'şer saatlik görüşmelerden ücret alınmayacakmış!..
ben çocukken olurdu alf. yarım yamalak hatırlıyorum ama hala iyi anımsayan ve hatta seven kişiler varmış:))bi arkadaşımızın kız arkadaşı da alf'i sevenlerden biri olunca alfli bi saat yapalım mı dedi. ben yalnızca çizimini hazırlayıp çıktı aldım. boyama kısmını benim direktiflerimle kendisi yaptı. (bu arada ben bi atölyede hoca filan olabilirim sanırım, çok zevkliymiş:)) )
biraz sabırsız da bi erkek olduğu için paldır küldür boyandı ama neyseki sevgilisi beğenmiş:)
elimde boyamaya hazır bi alf çizimi olmuş oldu, eğer seven ve işine yarayacak arkadaşlar varsa mail atabilirim.
ahşabı kestikten sonra ortaya çıkan tozlar, broşlarda arkasını inceltmek için yontunca uçuşan minik parçalar ve zımparadan sonra biriken toz yığını..
mısırı seviyoruz. salatalara, pizzaya, kumpire filan çok yakışıyor ama son zamanlarda şöyle bi uzaktan bakar olduk. bi GDO sözüdür dolaşıyor etrafta.
evdeki artık kumaşlarla yapılabilecek çok cici çantalar.
bu oyuncak eve bayıldım:)
hem yapımı çok basit hem de yaratıcılığı destekleyecek bi ürüne rastladım.
bu matruşkalar İstanbul'a gitmek üzere yola çıktılar:)
üstteki resimde görünen minik matruşkayı da broş olarak çalışmıştım, bardak altlıklarının yanında ufak bir hediye olarak o da İstanbul'a gitti.


bu site bloglarımıza dair basit istatistikleri veriyor, online kaç kişi var nerden gelmiş filan gibi. pek çoğumuzun bloglarında da yer alıyor zaten butonları.
internette şöyle bir araştırdım da kıl testeresini, meğer özel masaları olan, elektrikli aletler varmış. incecik uçları var yine ama hiçbir kol gücü harcanmıyor. tablasına ahşap yatırılıyor, hatta üst üste 3-4 tane yerleştiriliyor ki tek seferde çok sayıda aynı kesimden yapılabilsin, sonra çizgilere göre hareket ettiriliyor ve kesim bitiyor.
broşlara gelecek olursak bunları da yine ahşaptan kıl testeresi ile kesip akrilik boya ile boyadım.
desenleri de yine Osmanlı'dan, birinde lale, diğerinde de geometrik desenler çalıştım.
en son ne zaman bi sirke gittiniz?

Ressam Mondrian'ı duymuş yada resimleriyle karşılaşmışsınızdır muhakkak.
bir evvelki yazımda resim paleti şeklinde bi broş yayınlamıştım. kesebilirsem ahşaptan deneyeceğim demiştim, kesebildim:)
ortasına minik bi fırça aradı gözlerim. ne yapsam diye bakınırken aklıma kürdan kullanmak geldi. uç kısmını yassılaştırmak için iyice ezdim, boyunu da kısalttım fırça oldu:))
çok cici bi broş daha buldum.
bir makarayı ikiye kesip üzerine ip sararak broş yapmışlar.
birbirinden şeker matruşka bebeklerim oldu:)
yapmaya başladığımda bardak altlığı olarak niyetlenmiştim ama sonra raflara ve kitaplığa yerleştirip baktım da, dekoratif birer obje olarak da kullanılabilirler. zira şu anda rafta arabalarımızın ardında duruyorlar.
bunların arasından en çok turuncu başlıklı olanı sevdik, havalı bi duruşu var:) diğerleri onun yanında masum duruyor:)
sarmaşıkların tutunmaları için üretilmiş bu panel.
bu bardak tasarımında görünen minik küre çay kaşığı işlevini görüyor.
bi çay saati seti yapacağımdan söz etmiştim. 

şu başlıktaki yazımda esprili bi duvar stickerı vardı.
başlıktaki cümleyi hazırladığım etiketlerde kullandım. artık göndereceğim siparişlere bu notu da ekleyeceğim minyatür bi mandala tutturarak.
sevgili devince'ın çaydanlık ve bisküvi yazıma bıraktığı yorumdaki linkte buldum bu duvar desenini.