yurtdışı satışı sayesinde PTT çalışanları ile tanışma şerefine erdik biz de..
şahane bi çalışma ortamı yapmışlar ayrı ayrı birimler, bankolar, numaratör sistemi filan herşey pırıl pırıl da niye çalışanların ifadeleri yok!
özellikle de yurtdışına gönderimlerin yapıldığı birimde çalışan bey, öyle suratsız ve boş bakıyor ki sinirlenmemek elde değil. ki en tahammül edemediğim şeylerdendir. herhangibiryerde herhangibir görevliye bişey söyler/sorarsınız boş gözlerle bakar size, bi ifade, anladın mı anlamadın mı, duyamadın mı nedir yani, iki kelam et, bi gülümse.. yok..
bu bey de öyle, paketimi hazırlamışım bir de doldurmam gereken, gönderici alıcı bilgisi yazan minik bi formu da doldurmuşum. her ikisini de bankoya uzatıyorum "Amerika'ya paketim var" (bu arada, bu yurtdışı kısmında çalışan beyin ingilizcesi de yok zannediyorum çünkü United States yazan kağıda bakıp "ingiltere mi bu" diye sormuştu:)..)benim o cümleyi söylememin akabinde boş boş bakıyor bana. sonra tek eliyle işlemi yapıyor, bilgisayarına verileri giriyor. niye tek el diyorsanız çünkü diğer koluyla sandalyesinin kolçağına yaslanmış!!!
bir de paketin içinde ne olduğu sorunu var:
-ne var bu pakette?
-(şimdiiiii) ahşap ürün var
-nası yani?
-(nası yaniiiii) ahşap yüzük
-.........
ve kaçınılmaz durum, boş bakışlar, sonra hiçbirşey söylemeden yazısına devam ediyor:)
adamın kimyası bu sanırım. çok da kurcalamamak gerek:)
benim bu içinde ne var sorusuna güzel bi cevap bulmam gerek. şöyle de diyemem ki; " el yapımı, ahşaptan kesilmiş, renkli matruşka şeklinde bardak altlıkları:)) "
bir de tabi suratsızlığı görmemeyi öğrenmem gerekiyor. istediğiniz kadar parlatın çalışma alanlarını, kimisinin zihniyetini parlatamıyorsunuz, onlar sizin sinirlerinizi bi güzel parlatıveriyorlar..