26 Şubat 2010 Cuma

yeni yazı yazamıyorum çünkü..

çünkü son günlerde tefal actifry logosu için bardak altlıkları yapıyorum yoğun bi biçimde.
bu sebeple pasajımı da tatil moduna aldım bir iki günlüğüne.
bitireyim fotoğraflarıyla birlikte burdayım tekrar:)

23 Şubat 2010 Salı

bunlara bayıldımmmmm:)

"computer jewelery" adı altında çok cici ürünler tasarlamışlar. hepsi ayrı ayrı çok güzel ve çok yaratıcı. akşama değin karşısında durduğumuz bilgisayarlar bu biçimde kişiselleştirilse hiç fena olmaz doğrusu:)
kaynak

bir parça yeşillik

kitaptaki beğendiğim yerleri, yada sonradan dönüp tekrar göz atmak istediğim yerleri işaretlemek için minik şeffaf post-it'ler kullanırım.
kitabı çizmekten, yanına not almaktan hoşlanmıyorum pek. illaki başka bir kağıt olacak arasında.
bu örnekte de, yine aynı işlevde ama yeşil yapraklar gibi görünen kağıtlar/ayraçlar var.. kolaylıkla da yapılabilir.
kaynak

21 Şubat 2010 Pazar

resim paleti bardak altlıkları

renk renk, cıvıl cıvıl bi bardak altlığı takımı yaptım.
resim paleti şeklinde.
bu biçimde yaptığım bi broş vardı, geçenlerde onu yaparken aklıma geldi.

resimle, boyalarla haşır neşir olanların, çay - kahve yudumlarken yanıbaşlarında bunlardan olsa diye hayal ettim, esprili hoş bi takım olur diye düşününce de yapmak kaldı bir tek:)
hatta çocuklar için oyuncak bile olabilir. benim parmağım geçiyor o delikten:)
pasajda

20 Şubat 2010 Cumartesi

akordion şeklinde takvim

çalışma masaları için farklı ve hoş bir takvime rastladım.
şu sayfadan baskı alınabiliyor

baykuşcuk

ortadaki kalpte her defasında notların değişeceği güzel bir magnet olabilir bu şirin baykuş.
kanatlarının ucu hafifçe açık bırakılır, yapıştırılmaz. not kağıtları da oraya sıkıştırılır.
hoş sürprizlere aracılık eder:)

sürpriz demişken, bugün sherlok holmes filmini izledik. o ne sürprizli film öyle yahu:)
kaynak

18 Şubat 2010 Perşembe

baykuşlu takım

bi sipariş üzerine en son yaptığım takım bu da.
baykuşlu bardak altlıkları..

17 Şubat 2010 Çarşamba

sinir harbi!!

bir çalışan bu kadar mı işini sevmez, bu kadar mı gönülsüz olur. hadi sevmez de bu kadar mı kaba olur...
ne yazarsam hakaret kapsamına girmez, suç teşkil etmez diye düşüne düşüne yazıyorum ama bu ptt çalışanı sabrımı zorluyor.

daha evvel de yazmıştım, zoraki çalışıyor, surat asıyor diye ama hiç bu kadar sinirlenmemiştim.
önceki 2 gönderimimde olduğu gibi bu seferkini de aynı şekilde paketledim gittim. ben bunu alamam diyor, farklı bi paketleme istiyor. yahu diyorum siz aldınız daha önce 2 kez, tıpatıp aynısıydı. yok diyor ben almam bu şekilde, almamışımdır.
be adam ben sana nasıl ispatlayayım 1 ay önce olmuş olayı, kaldı ki ispata da gerek yok işini yap demi!!
bir de diyor ki, siz yaptınız daha önceki işlemi deyince, "ben hatırlamıyorum"
hatırlamak mı, 1 ay önceydi, fesupanallah....

hadi paketi değiştirmek de iş değildi bunun gereğini "insan" gibi açıklasaydı. ama o kabalaşmayı tercih etti. benim sinir tavan yaptı. sağlam bi şikayet dilekçesi yazmadan da kendime gelemeyeceğim..

o sinirle okuldan çıkan öğrencilerden bir iki tanesini boğuyordum nerdeyse, çocuklar kalabalıklaşınca niye savruk savruk yürüyorlar :)
düşünün tam okul çıkış saati. grup grup onlarca minik ve başka gruplarla birlikte anneleri üstüme üstüme geliyorlar. çocuklar oraya buraya koşuyor, birbirlerine saldırıyor, itişiyor..
anneleri de diğer annelerle birlikte durum değerlendirmesi yapıyor. "öğretmeni benim çocuğa haksızlık yaptı" "bizim oğlan çok zeki aslında ama çalışmıyor" hı hı..
bir de en tahammül edemediğim şeylerden biridir, kaldırımda yürürken önümdeki anneler grubu bir anda duruyor o şekilde devam ediyor konuşmaya. arkadan gelen mi, amaaaann, kim düşünüyor ki.

sırf bunlar yüzünden akşamları okulun önünden geçmiyordum, bugün bi işim olduğu için ordan geçtim, sinirin üzerine cila gibi oldu.
oooyyyyy çok dolmuşum.

saat eskizi

bi aralar şöyle bi saat çizmişim, eskileri kurcalarken buldum.
yapmak niyetindeydim de aralara neler girdi kimbilir:)
hazır ahşapla haşır neşir olmuşken yapılabilir aslında, biraz da burda gözümün önünde dursun bakalım:)

14 Şubat 2010 Pazar

klasik arabalar

son birkaç gündür hiç uğrayamadım koşturmacadan.
işler epey yoğun, onlarla uğraştım. siparişlerim vardı onları yetiştirmeye çalıştım. klasik ev işleriyle uğraştım falan filan..

bu "klasik araba bardak altlıkları" fotoğrafları çekilmeyi bekleyenler arasındaydı, daha fazla bekletmeyeyim dedim:)

şimdi de kişiye özel bi saat yapmaya çalışıyorum, bitince burdayım.
herkese mutlu pazarlar diliyorum...

bardak altlıkları pasajda

9 Şubat 2010 Salı

ağaç bardak altlıkları

ahşaptan, yeni yaptığım ağaç şeklindeki bardak altlıkları..
aynı modellerden daha evvel broş da yapmıştım.
diğer resimleriyle birlikte pasajda

8 Şubat 2010 Pazartesi

evim yasemin kokuyor:)

bununla ilgili deneyimini, gece'nin eski yazılarından birinde okumuştum. temizlik suyuna bir iki damla vanilya yağı damlattığından ve evinin vanilya koktuğundan bahsetmişti..

ben de bi süredir uyguluyorum bunu.
leylak kokusunu çok severim, aslında leylak yağı aramıştım ama bulamayınca yasemin yağı aldım. aktarlarda filan bulunuyor 3,5-4 lira civarında bir şişesi..
yerleri paspaslarken suya bir iki damla damlatıyorum, bi süre kokusu sürüyor evde.

sevdim bu yöntemi:)

bu arada, bu tür yağlar masaj yaparken kullanılıyor bilirsiniz, şimdi bu yazıyı yazarken internetten baktım da, yasemin yağı strese iyi geliyormuş, dinlendirici etkisi olduğundan banyo suyuna karıştırılıyormuş, cildi besleyip sıkılaştırılıyormuş, diyorlar:)

5 Şubat 2010 Cuma

bozukluklar için

sokak müzisyeni başlığında bu tasarımdan bahsetmiştim.
"bozukluklar orda burda duruyor, şöyle birşey yapıp toparlayalım" diyerek o örnekteki resmi çizdim, ahşaba aktarıp kıl testeresi ile kestim.

paraları koymak için minik bir kase yerleştirecektim aslında örnekteki gibi olsun diye ama sabitlensin istediğim için yine ahşaptan şeritler kesip bir nevi kutu oluşturdum.

taban ve 4 kenarla birlikte toplam 5 parçayı silikon tabancası kullanarak yapıştırdım, siyah akrilik boya ile boyadım ve bittiiiii:)
duvara asabilsem sanki daha güzel olacaktı ama yapamadım, böyle kaldı:)

4 Şubat 2010 Perşembe

gazete ile örgü

kulağa saçma geliyor ama yapmışlar..
gazete kağıtlarını şerit şerit kesmiş, kıvırmış ve bu kağıttan ipleri kullanarak paspas örmüşler.
sonrasında vernikleyince ne kadar dayanıklı olur, ne kadar kullanışlı olur bilemiyorum ama şurada örülmüş hali var..

iphone ikonlarından anahtarlıklar

ikonları anahtarlıklara uyarlamışlar pek cici pek hoş olmuş.
bu fikirden yola çıkarak kullandığımız kişisel eşyaları minyatürleştirip
anahtarlık haline getirebiliriz..

3 Şubat 2010 Çarşamba

cadı!

bu kolyenin deliğini nereye delsem diye hesaplarken hesaplarken sonunda tutturdum:)
isteğim, boyundaki duruşu, şöyle süpürgesinin ucunu kaldırmış yukarı doğru uçuyormuş gibi olmasıydı, oldu:)
yine ahşaptan kesildi, zımparalandı ve akrilik boya ile boyandı. pasajda

bu arada bir önceki yazıya geçmiş olsun yorumları bırakan herkese çook teşekkür ediyorum. ıhlamur, nane limon, limonlu çay filan derken topladım kendimi:)

1 Şubat 2010 Pazartesi

soğuk

havalar geçen günlerde buzz gibiydi ve ben de bunu es geçmeyip hasta oldum:) atlatmak için elimden geleni yapıyorum umarım bir an önce geçiririm..

soğuk günlere gönderme yapan bi mumluk tasarımı görüp şu başlıkta yazmıştım, ahşaptan kestim ben de aynısını. tealight mumu yerleştirmek için de yuvarlak bi oyuk açtım.
bir tek boyanması kaldı.
ya örnekteki gibi siyaha boyayacağım komple, yada koyu başka bi renge, karar veremedim henüz..