29 Haziran 2011 Çarşamba

..

"pazar günleri evin tüm ayakkabısını boyayan baba" diye bi başlıkla karşılaştım

sahiden öyleydi, koridora gazete serilip hepsi boyanırdı tek tek, ince ince uğraşılırdı :)

sonra bir de şu: "yaz akşamları eve dönüşte dondurma getiren baba" ama öyle hazır dondurma değil. plastik kap içinde kiloluk dondurma. karışık ama illaki kakaolusundan ve sadesinden biraz daha fazla..

gözlerim doldu yahu, iyice duygusala bağladım son günlerde..

5 yorum:

  1. yaa dimi ne özenle boyanırdı o sahip olunan tek çift ayakkabılar.

    bizim de dondurma klasikti.
    çikolata kaymak karamel :)
    ne güzeldi cidden.

    YanıtlaSil
  2. Olur bazen Seldacım, hayat hep güle oynaya geçecek değil ya, bazen de duygulanmak ağlamak gerekiyor o da insanın bir ihtiyacı. Neyseki öylece kalıp hep ağlamıyoruz, geçip gidiyor.Zaman zaman bağlıyoruz duygusala :) Sevgiler..

    YanıtlaSil
  3. Bi de küçükken salonda uyuyup kaldığımızda dışardan gelen babanın nem ve sigara kokan ceketinin üstümüze örtülmesi vardır..

    YanıtlaSil
  4. Benim de doldu gözlerim...

    Bir de "Ramazan ayında fırından sıcak pide getiren baba" vardı, değil mi? :))

    YanıtlaSil
  5. Okurken benim de gözlerim sulandı...Ah babişkom!

    YanıtlaSil