14 Kasım 2012 Çarşamba

+6


Ege paşa 6,5 aylık oldu.
-hala totosunu kaldırıp sağına soluna dönmeye yeltenmiyor tembel.
-artık yatar pozisyonda olmaktan çok sıkılıyor, ya oturacak ya da kucakta gezinirken etrafı inceleyecek.
-kitaplığa bakmaya bayılıyor. sanırım renkli dizi dizi kitaplar ilgisini çekiyor. her defasında çok heyecanlanıyor.
-destekli oturabiliyor, bazen desteksiz oturma denemelerinde başarılı oluyor.
-son zamanlarda diş midir, huysuzluk mudur bilemedim ama gece zırt pırt uyanıyor. dün gece lütfedip yalnızca 2 kez kalktı, kendimi uykusunu almış ve dinç hissediyorum:)
-dilini damağına sürterek vırk vırk ses çıkarıyor, nerden öğrendi bilmiyorum:)
-yan yatırıp poposunu pış pışlayınca ya da kucakta aynı şekilde pış pış yapınca uyuyor.
-babasına bayılıyor, işten geldiğinde koridordan odaya doğru seslenerek yürüyünce hemen sese dikkat kesiliyor. karşısında görünce de çok seviniyor. babasının şaklabanlıklarına kahkahalarla gülüyor ama bende aynı şey sökmüyor. alt değiştir, yedir içir, oynat derken fazla yüz göz olduk heralde:))
-şarkı söylememi seviyor, gülümseyerek dinliyor
-oyuncaklarıyla daha bilinçli oynamaya başladı sanki. sadece yalamaya çalışmıyor artık. ama önce illaki tadına bakıyor sonra oynamaya başlıyor:)
-ek gıdalara da başladık artık:

ek gıda da 3 gün kuralına dikkat ediyorum,
verdiğim yeni gıdayı 3 gün deniyorum alerji yapıp yapmadığını kontrol ediyorum.
meyve suları ile başlamıştık.
elma, armut ve havuç suyu içiyor. kabız olduğu günlerde kayısı suyu veriyorum, işe yarıyor.

sonra buna yoğurt eklendi. küçük kavanoza kendim mayalıyorum yiyebildiği kadar yiyor. bazen içine tahıl karışımı ilave ediyorum.
yoğurdu sütaş babymixten mayalamayı denedim ama sünen garip bir yoğurt elde ettim, vazgeçtim ben de, eski usüle döndüm.

ve birkaç gündür de sebze karışımlarına başladık. havuç/patates/kabak/arpacık soğanı/çok az pirinç gibi.. hepsini buharda pişiririp kaynayan sudan da biraz ilave ederek eziyorum. biraz da zeytinyağı ekleyerek yediriyorum.

bazen kolayca yiyor, bazen havasında olmuyor, bazen şarkı söylüyorum yedirirken..  ama farkettim ki eline silikon kaşığı verince daha kolay yiyor. kendi kendine yediğini sanıyor heralde yavrum:)) sonra kaşı gözü batıyor ama eğitim eğitimdir, öğrenecek nasılsa:)

4 Eylül 2012 Salı

5 Temmuz 2012 Perşembe

kitaplık yaptık


 şu demonte kitaplıklardan çalışma odamızda 3 tane vardı. bir de eşimin masası ve benim kıl testerenin bulunduğu, boyama vs yaptığım masam.. vaktimizin çoğu o odada geçiyordu.
yeni eve taşınırken testereyi, benim masayı filan toparlamıştık. nasılsa bebek geliyor bir süre ilgilenemem diye.


 evin çalışma odası ve bebek odasına bakan koridorunda, kolon-kiriş arası güzel bi boşluk bırakmışlar. o alanı kitaplık olarak değerlendirirsek çalışma odası boşalır, o odaya da yeni eşyalar alıp daha farklı kullanabiliriz diye düşündük.

bizim kitaplıkların eni 25 cm, duvardaki derinlik 17 cm. kitaplıkları öylece koysak güzel durmayacak. en iyisi kitaplıkları bozup, uygun genişliğe göre keserek yeni bir tasarım yapmak:)


 önce kitaplıklar parçalara ayrıldı. bir tane dekupaj testeresi bulunup, raflar 17 cm'e göre kesildi (babam sağolsun:) )
nalburdan uygun boyutlardaki taşıyıcı ayaklar satın alındı ve her bir rafın altına monte edildi.


 yaptığımız çizime uygun olarak duvardaki yerlerine sabitlendiler.(babam ve eşimin ortak çalışması:) )


 ve son hali..


 uzun olan raflar kitaplıkların iki yanından çıkanlar. diğerleri ara raflar.
kısa rafların arasında bi boşluk bıraktık ki oraya da fotoğraf çerçeveleri filan asacağız.

odamız boşaldı sayılır. oraya da yeni koltuk siparişi verdik.


şimd iş kitapları yerleştirmekte:))

29 Haziran 2012 Cuma

babalar günü hediyemiz


ben yazıyı bitirip de yayınlayıncaya kadar yeni babalar günü gelecek:))
neyse, babalar gününde babaya ufak bi jest yapalım istedim..

tekstil kalemini ilk kez kullandım, kumaş üzerine direk uygulanıyor sanıyordum ama meğer önce kağıda istenen desen çiziliyormuş sonra da ütüyle kumaşa basılıyormuş.

o yüzden tişörte basacağım yazıyı hazırlayıp çıktı aldım önce.


tam harfleri boyamaya başlamıştım ki uyandım:) ütüyle tersten tişörte geçireceğime göre, yazıyı da ters yazmalıyım..


yazıyı tersten boyadım ve ütüyle tişörte geçirdim.
kabaca istediğimi elde ettim ama kalemler tıpkı pastel boya gibi kalın uçlu. o yüzden ince detayları boyamakta zorlandım. daha titiz bi çalışma olabilirdi..


bu da uykuda mini Ergün:)

16 Haziran 2012 Cumartesi

yorgan pışpışlayan anne

Ege doğduğundan beri, 1.5 aydır, hemen hemen her gece aynı şey oluyor. uykuyla uyanıklık arasında, uykuya çok yakınken, Ege kucağımda sanıyorum, sarılmışım ona ama çok tedirginim yorgan üzerine gelecek diye.
mıkırdanmaya başlayıp da uyanır gibi olunca kollarımda birden boşluk hissediyorum. telaşla yorganı kontrol ediyorum ki oralarda mı anlayayım. sonra kendime gelip, Ege'nin beşiğinde uyanmak üzere olduğunu anlıyorum. bütün bunlar bi 30 saniye içinde olup bitiyor. her seferinde bi heyecan bi adrenalin:))

fakat önceki geceki halim hepsinden güzeldi. ben erken uyumuştum. eşim geldiğinde duyduğu "pat pat" sesini sordu, nerden geliyor diye. ben de yarı uykulu, Ege'yi uyutmaya çalışıyorum dedim. ama Ege yatağında uyuyor deyince ayıktım, meğer yorgana sarılmışım pat pat vuruyorum oğlanın poposu niyetine:))

bu arada işitme testinden geçtik çok şükür
daha evvel iki kez teste tabi tutulmuş ama bir kulağından sonuç alınamamıştı. doktor da abr/bera testini yaptırmamızı önermişti. sonra internette araştırdık ki, kulakta tıkanıklık olması çok karşılaşılan bir durummuş. test defalarca tekrarlandıktan sonra bile sonuç alanlar varmış.
bunları öğrenince bera testinden evvel bir kez daha denemek istedim çünkü bera için bebeği uyutmaları gerekebiliyormuş. 3. test denememizde sonuç aldık böylece.






1 Haziran 2012 Cuma

büyük zevk

bu detayı yazmazsam/unutursam olmaz:)

Ege'nin parmaklarının arasında biriken giysi pamuklarını bir bir temizlemeye bayılıyorum:))

29 Mayıs 2012 Salı

maşallah - inşallah.. 1. ay

tam 1 aydır bu iki kelime arasında gidip geliyoruz. "aman da tipine bak şunun, maşallah. Allah sağlık versin, inşallah" gibi:))

günler nasıl geçiyor, ne vakit akşam oluyor hiç anlamıyorum. internet başına bişeyler araştırmak için geçiyorum genelde, ama şimdi hazır dinç hissediyorken kendimi birkaç not düşeyim:)

2800 kilo 51 cm boyunda doğdu Ege. 5. gün kontrolünde 2700 idi sonra almaya başladı.
hastanedeki ilk gün memeyi tutmayı başaramamıştık bir türlü. aynı günün gecesinde uyandığında annem serçe parmağını vermiş denemek için, emmeye başlayınca beni uyandırdı hemen. biraz uğraştıktan sonra memeyi kavrayıp emmeye başladı, saat sabahın 4'ü filandı galiba. fakat ne yaptıysak sağ memeyi tutturamadık. lansinoh göğüs ucu çıkarıcıyı denedik olmadı, wee marka silikon göğüs ucu aldık sevmedi. sol tarafı kendi emdi, sağ tarafı hastane pompası ile sağıp verdik.


3. gün evimize çıktığımızda emzirme yastığı kullanarak koltuk altı tutuşuyla sağ tarafı da emmesini sağlayabildim ama normal beşik tutuşuyla arası hiç iyi değildi. internetten araştırdım biraz, aylar boyu tek memeyle idare edenler, bir tarafı sağıp verenler varmış. ama ben istiyorum ki ikisini de emsin sırayla, yoksa bir taraf körelecek diye korkuyorum. o araştırma esnasında aventin kelebek göğüs ucuna rastladım, yorumlar da olumlu olunca bir de onunla deneyelim dedik ve başardık:) şekli sahiden de kelebek gibi olunca bebeğin çenesi göğüse temas edebiliyor dolayısıyla yapaylığı bir miktar azaltmış oluyorsunuz. o adaptörle emmeyi başarınca ikinci bir kullanıma gerek kalmadı, bir sonraki emme saatinde adaptörsüz herşey yolundaydı..


12. gün göbeği düştü, 13. gün banyo yaptırdık. sadece ilk an fileye yatırınca biraz ağladı sonrası süt liman. şimdi iki günde bir banyo yaptırıyoruz, maşallah çok seviyor suyu.


ilk günler kucağıma alıp emzirmeye başlar başlamaz bağırsak gazını peşpeşe atıyor rahatlıyordu. biz yalnızca emme sonrası sırtını pışpışlayıp mide gazını çıkarıyorduk. fakat son 7-8 gündür bağırsak gazını atmakta çok güçlük çekiyor. bu yüzden uykuları çok bölük pörçük, tam derin uykuya dalıyor ama çok geçmeden gaz atmaya çalışırken buluyorum. Ayşe Öner'in kitabında gaz için birkaç masaj tekniği var. onları uyguluyorum biraz faydası oluyor ama yine de tam rahatlatmıyor çocuğu.


bir de alt değiştirme sorunsalımız var. hastanedeyken hemşiremiz beslenme öncesi değiştirmemizi önermişti. böylece uyanır ve daha aktif emer diyerek. başlarda öyle yapıyorduk ama altını değiştirirken kıyameti koparıyordu. sonra iki meme arası değiştirmeye başladım. karnı biraz doyduğu için çok sakin oluyor bu sırada. fakat bu sefer de ikinci memeyi emmenin sonlarına doğru uyuyor. kaç kez göğsümde uyuyakaldı sonra yerine aldık. daha erken aslında ama buna alışmasından korkunca Tracy Hogg'un easy yöntemindekini uygulayıp beslenmenin bitiminde alt değiştireyim dedim, bu kez de emerken mayışmış, uyumaya çok hazır oğlan cin gibi oldu. tekrar aranmaya başladı meme istedi. 3-5 dakika tekrar emzirip öyle uyuttum. bu konuda yardıma ihtiyacım var tecrübeli annelerin tavsiyelerine açığım nasıl yapayım?


15. günde işitme testimiz vardı. bir kulağı sorunsuzca testten geçti ama diğer kulağından bir türlü yanıt alınamadı ne olumlu ne de olumsuz. doktor tıkanıklık olabileceğini, bu tür durumlarla sık sık karşılaştıklarını anlattı. bir hafta sonra testi tekrarlamak için sözleştik. test yenilendi ama sonuç aynı, netice alamıyor. ABR diye bi testten söz etti, işitmede ikinci basamak testmiş. ona yönlendirdi tıkanıklık olsa dahi sonuç verir dedi. ona gideceğiz bakalım. umarım sorun çıkmaz..

dün ilk aşımızı olmaya gittik. kilo artışı da 1100 gram olmuş. şimdi sihirli 40'ı bekliyorum bakalım neler değişecek bizim küçük adamda:)

3 Mayıs 2012 Perşembe

Ege Bebek


Kendisinin henüz gelmeye niyeti olmadığından, fakat suyumuzun da epey azalmasından dolayı 27 nisan sabahı, 39. haftasında sezeryanla alındı Ege.

beni anne, eşimi baba yaptı..

26 Nisan 2012 Perşembe

büyük gün

bebeğin suyunun azaldığından bahsetmiştim. o sebeple doktorum takipte tutup 2-3 günde bir nst'ye alıyordu.

bu sabahki kontrolde sancım çıktı ama su da iyice azalmış artık. hazır sancı varken bu gece de beklemeyi önerdi doktorum, belki normal olarak gelir diye. şayet bi hareket olmazsa, yarın sabah 7'de alacak bebeği..

artık bi yerden sonra, sanki bu hamilelik böyle sürüp gidecek sanrısına kapılıyor insan.
ama sonuna geldik, hakkımızda hayırlısı:)

25 Nisan 2012 Çarşamba

yenidoğan özellikleri ve bakımı

katıldığımız eğitimin ikinci ayağı bu başlıktı.
birinci kısım olan emzirme burada

*yenidoğanın vücut ısısı 36,5-37,2 arasındadır.
*doğduğunda anne sesini ve kokusunu ayırt edebilirler.
*dokunmak bebeği güvende hissettirir. ağrıyı az hissetmesini sağlar.
*yenidoğanın gece-gündüz kavramı yoktur.
*bulunduğu odanın sıcaklığı 22-24 derece yeterlidir.
*uyurken yastık kullanılmamalı
*sırt üstü ve başı yan olarak yatması en güvenli.

konak bakımı:
*banyo öncesi zeytinyağı ile masaj yapıp, banyo sonrası tarandığında konak dökülür.

burun temizliği:
*rutin bir bakıma gerek yoktur ama emmiyor ve huysuzsa gerekir.
bebeği 45 derece açıyla tutup burnuna serum fizyolojik damlatıp aspiratörle çekmek gerek

göz bakımı:
*tülbent ucunu temiz suya batırıp göz kapağını içten dışa doğru silmek gerek

ağız bakımı ve pamukçuk:
*karbonatlı su ile ağız içi temiz bir bez kullanarak silinir. (yarım çay bardağına 1/4 çay kaşığı karbonat)

göbek bakımı:
*7-14 gün içinde düşer.
göbek kuru ve temiz tutulmalı
bezi göbek altından bağlanmalı
göbeği düşene kadar silme banyosu, düştükten sonra banyo yapılabilir.

alt bakımı:
*doğumdan sonra ilk 12-24 saat içinde kaka yapmalı. ilk kaka koyu yeşil-siyah ve yapışkandır. sonrakiler sarıya yakın ve sıvı.
*gün içinde bez değiştirirken max. 4 kez pişik önleyici krem kullanılmalı. her altını açtığında sürmeye gerek yok.
*pişik olmaması için bezini hemen kapatmadan biraz hava alması ve kuruması beklenebilir.

giyim:
*22-24 derecede iki kat giydirmek yeterli.
*uyurken tek battaniye ile örtmek yeterli, yorgana gerek yok. yatarken ayakları yatağın en alt kısmına değerse hem kendini güvende hisseder hem de aşağı kayarak battaniye altına girmesi önlenir.
*giysi etiketleri çıkarılmalı
*cildine direk temas eden kıyafetler soft renkte olmalı ki az kimyasal içersin
*bebeğin eli-ayağı ve burun ucunun soğuk olması üşüdüğünü göstermez.
*banyodan sonra şapka kullanılabilir, onun dışında şapkaya gerek yok.
*giysiler yıkanırken çift durulama yapılmalı - ütülenmeli

odası:
*nem %20-30 arası olabilir.
*buhar aleti gerekli değil, bir süre sonra mikroorganizma üretmeye başlayacağı içn doğru da değil.
*kalorifer peteği üzerine su dolu kap konabilir. petek üzerine nemli havlu koymak da mikroorganizma üretir.

banyo:
*bebek 48-72 saat içinde yıkanmamalı. üzerindeki tabaka koruyucudur.
*banyo iki beslenme arası olmalı
*banyo suyu 37-38 derece olmalı.
*küvetin dibine bir miktar daha sıcak su koyulursa buharı bebeği rahatlatır. (file kullanımı için geçerli)
*2 günde bir yıkanabilir ama haftada bir şampuan kullanılmalı

cilt bakımı:
*ilk 4-5 ay bebe yağı önerilmez. bebe losyonu kullanılabilir.
*banyo sonrası masaj yapılarak sürülebilir.

22 Nisan 2012 Pazar

emzirme eğitimi

haftasonu özel bi hastanenin düzenlediği eğitimlere katıldık. emzirme, bebek bakımı, sorunlar filan gibi konuları anlattılar. acemi anne baba için gayet bilgilendirici oldu:)
aldığım notları buraya da aktarayım dedim, belki fikir edinecekler olur, bilgi bilgidir :))


emzirme:
*prolaktin -süt yapan hormon- geceleri daha çok salgılanır. o yüzden ilk 2-3 ay gece emzirmeleri önemli
*bebek ne kadar sık emerse hormon o kadar çok salgılanır ve süt çok olur.
*kaygı, stres, süphe oksitosin -süt salınımını sağlayan hormon- hormonunu engeller. bebek için sevgi dolu düşünceler, bebeğin görüntüsü vs. ise artırır. (oksitosini daha sonra internette de araştırdım da duygularla doğrudan bağlantılı. insan ilişkilerinde de en önemli etkenlerden biriymiş.)
*doğum sonrası ilk gelen süte kolostrum (ilk ağız sütü) deniyor. miktarı azdır ve bebeğin ilk aşısı sayılır. bebek sık sık emmeli ki bu sütten faydalansın.
*emme esnasında ilk gelen süt daha sulu kıvamlıdır, bebeğin su ihtiyacını da giderir. daha sonraki süt daha yağlıdır, besleyici ve doygunluk vericidir.
*emzirirken bebekle göbek göbeğe olmak gerek.
*ilk 1-2 ay bebek her istedikçe (aranma-yalanma-ağlama) emzirilmeli. saat rutini bu aşamada önemli değil.
  -3 saatten fazla uyuyorsa uyandırılıp emzirilmeli
  -bebek tatmin olana kadar emmeli fakat bir memede 30 dk emdiyse diğerine geçilmeli yoksa çatlak oluşabilir.
  -eğer çok az emdi ve uyudu ise sık uyandırılıp emzirilmeli
  -iki emme arası en az 1 saat bırakılırsa süt oluşumu için süre tanınmış olur.
*sütün yetip yetmediğini anlamak için
  -bebek ilk 5 günde %10 ağırlık kaybeder. 10. günde doğum ağırllığına ulaşır. 15. günden sonra haftada 140-210 gr alıyorsa süt yetiyordur.
  - ev ortamında ise kaka ve idrar takip edilmeli. 3-4 kaka, 5-6 idrar yapmalı. göğüs dolgunluğu takip edilmeli.

meme bakımı:
*gebeliğin 38-39. haftasından itibaren meme ucu için özel kremler kullanılmalı.
* her emme sonrası krem yada anne sütü sürülmeli
* karbonatlı su yahut ıslak mendil kullanmak tahriş edebilir.
göğüs kalkanı daha iyi ve kullanışlı olmakla beraber ped yahut kalkan kullanılmalı. eğer ped kullanılıyorsa ıslandığında değiştirilmeli. ıslak bırakılırsa mikroorganizma üreyebilir.

emzirme problemleri:
*bebeğin burnu tıkalı olabilir, kontrol etmek gerek.
*anne endişeli, gergin olmamalı. bebek bunu hisseder.
*bir memeyi 15 dk'dan az 30 dk'dan fazla emmemeli. ikinci memeye geçilmeli. bir sonraki emzirme son bırakılan memeden başlamalı.
*bebeği baş-boyun-omuz şeklinde yaklaştırmak gerek. yalnızca başına yapılan baskıdan hoşlanmaz.
*bebek emmiyorsa yahut emse bile memede süt varsa sağılabilir. öncelik bebeğin emmesidir.
*sağılan sütün üzerine tarih atılmalı
  dolapta 3 gün
  derin dondurucuda 6 ay bekletilebilir.
*derin dondurucudan çıkarınca tezgah üzerinde kendiliğinden erimesi beklenir. sonra biberona konup sıcak suyun içine oturtularak ısıtılır. cezveye koyup direk ocak üstünde ısıtmak besin değerini kaybetmesini sağlar. eğer bu süt kullanılmazsa dökülür, tekrar bekletilemez.

meme sorunları:
*memeler şişebilir
  -sık sık emzirilmeli
  -memeler sırayla emzirilmeli
  -memenin boşaldığından emin olunmalı
  -emme sonrası meme hala sertse sağılmalı
*meme ucu düz veya çökük olabilir
  -yardımcı aparat kullanılabilir
*süt kanalı tıkanabilir
  -sıkı iç çamaşırı giyilmemeli
  -duş almak iyi gelir
  -tıkanıklık ilerlerse meme iltihabı (mastit) olabilir. sık emzirmek önemli.


emzirme kısmı bu kadardı. yenidoğan özellikleri bakımı kısmı bir sonraki yazıda :)

19 Nisan 2012 Perşembe

bekleyiş


dün itibariyle 37. haftamızı doldurduk. artık evdeyim ve bekleme sürecine girdik.

dünkü kontrol sonuçlarına göre suyu azalmış epey. şayet şu sıralar gelmek isterse normal yollarla dünyaya gelecek. yok eğer önümüzdeki haftaya kadar hala bi kıpırtı yoksa ve su azalmaya devam ediyorsa riske atılmayıp sezeryanla alınacak.

hakkımızda hayırlısı tabi ama, bana azıcık daha zaman verse ne güzel olur, hala yapılacak şeyler var:))

16 Nisan 2012 Pazartesi

hayvan kartları / kitapçığı


biliyorum bunlar için henüz çok erken ama seviyorum uğraşmayı napıyım :))

görseller internette sağdan soldan bulduklarım, photoshopta düzenleyip yazılarını yazdım. çıktı alıp her birinin arkasına ince mukavva (1 mm'lik) yapıştırdım ve her bir görseli de sırt sırta yapıştırarak kartlar hazırladım.


köşelerinden delgeçle delip zincirle biraraya getirdim hepsini. minik bir kitapçık oldular. zincir çıkarılabilir olduğundan yalnızca kart olarak da kullanılabilir.


çok daha sağlam olması istenirse pvc kaplatılabilir. ben gerek görmedim, yırtılanı yeniden çıktı alırım diye düşündüm.

yapmak isteyenler için hayvan resimleri aşağıdadır. A4 kağıda yazdırıp kullanabilirsiniz..



2 Nisan 2012 Pazartesi

haberler haberler..


kaç tane taslak açmışım, 30. hafta, 33. hafta falan diye ama tamamlayıp yayınlamaya fırsat olmadan hafta bitmiş bile:))

-şu an 35. haftadayım, izne ayrılmama çok az kaldı. şükür ki işe geliş gidişlerde sıkıntım yok.. 18 nisan sonrası -bi süreliğine- ev hayatı başlıyor.

- bebek alışverişlerimizi tamamladık sanıyorum. yani şu an idrak edemediğimiz bi eksiği çıkarsa bilemem de, kabaca hazırız diyelim:) evet kız bebekler için çok gözalıcı çok cici kıyafetler var, her alışveriş esnasında gözüm kaymıyor değil elbiselere:) ama erkek bebekleri de düşünenler çıkmış arada :) böyle stilli şeyler üretmişler:)
şaka bi yana hamilelik, şayet büyük sorunlar yoksa, zaten çok keyifli de, alışveriş kısmı daha bi eğlenceli sanki.

- bu esnada bir de ev taşıdık. tadilatıydı, ıvır zıvırıydı derken epey zaman aldı ama hallettik, bebik kendi evine doğacak..

- isme de karar verdik, elim kalkar da bir kapı süsü yapmayı becerebilirsem, birlikte yayınlarım artık.

- kıyafetlerini geçen hafta yıkamıştım. bu hafta sonu da ütülemeye başladım. bu esnada gelen mobilyaları havalandırıyoruz o yüzden çok da acele etmiyorum ama birşey bu kadar mı el oyalar yahu..
bıcır bıcır şeyleri asmak ayrı kuruyunca toplamak ayrı dertmiş. ne kadar uzun sürdü..
sonra da ütülemek için tersini çevir, ütüle, tekrar çevirip katla, kaldır.. uğraş da uğraş :))

- mobilyamız da bebek odası için görüp görebileceğiniz en sade model sanıyorum. düz beyaz üzeri iki adet bambu şerit var. ne bir ayıcık, ne bulut, ne araba :)) sticker falan kullanarak renklendirmeyi planlıyoruz ki sıkıldıkça değiştirebilelim ve uzun yıllar kullanılabilsin.

-şu ana değin öyle aman aman bi kilo artışım olmadı. kendimi hiç kısıtlamadım çikolata, pasta canım ne çektiyse akşam saat 10 bile olsa yedim.
sabah kahvaltılarında mutlaka 1 yumurta ve büyük bir bardak süt ve peynir zeytin gibi kahvaltılıklar. işe gelince 1 muz. öğleye kadar badem ve fındık. öğle yemeğinde et veya tavuk. öğleden sonra 1 elma ve tatlı bişeyler. akşam balık, et, tavuk veya sebzeden birisi. yemekten sonra meyve. yatmadan önce bir bardak süt.

genelde günlük rutinim bu şekilde. hayatım boyunca hep zayıf, zor kilo alıp kolay kilo veren biriydim. daha evvel de yazdığım gibi, aslında bu hamilelik döneminde şöyle çok kilo alıp kendimi bir de öyle görmek istiyordum :) ama olmadı 35. hafta itibariyle +11 kilodayım

- benden haberler bu yönde..

herkese mutlu bir hafta diliyorum:)

24 Mart 2012 Cumartesi

bebekler için siyah beyaz kartlar


 şu başlıkta bahsettiğim kartların çıktı alınabilecek versiyonları..
her biri A4 boyutuna uygundur, ikiye kesilip arkalarına karton yapıştırılarak kullanılabilir.





15 Mart 2012 Perşembe

Sıradışı Ev Aksesuarlarının Adresi Bonvagon 25 TL Kazandırıyor!


Henüz tanışmamışlar için belirtelim. Bonvagon, “gezer, seçer, getirir!” mottosuyla geçtiğimiz Eylül ayında yola çıkmış ve kısa sürede popüler hale gelmiş bir alışveriş kulübü.

Her gün sıradışı tasarım ürünler, özenle seçilmiş markalar ve ilginç aktiviteleri %70’e varan fiyatlarla üyelerine getiren site, dekorasyon alanında da tarzını koruyor ve alışılmışın dışında ürünler sunuyor. Londra’nın renkli yastıklarıyla bilinen welovecushions, dünyaca ünlü Habitat, Alessi, lüks dekorasyonun ismi Haremlique gibi birçok marka Bonvagon’un dekorasyon pörtföyünde.

Türk tasarımcıları buluşturdu.

Bonvagon’u heyecanla takip etmemizin bir diğer sebebi de tematik kampanyaları. Bu hafta Sıra dışı Tasarımcılar, Konuşan Tasarımlar isimli kampanyasıyla Türkiye’den seçtiği 27 tasarımcıyı, en orijinal ürünleri ile birlikte tasarım tutkunlarının karşısına çıkarıyor. Aida Pekin, Karaca Erdem, Dani Benreytan, Itır Saran’ın da içlerinde bulunduğu tasarımcıların eşi görülmemiş tasarımları sadece bir kaç tık ile ulaşılabilir hale getiriyor. Gelecek aylarda bizi bekleyen sürprizlerden ilk önce haberdar olmak için merakla Bonvagon’u takip ediyoruz. www.bonvagon.com’a hala üye olmadıysanız, acele edin deriz. Çünkü Mart ayı boyunca Bonvagon'a davet ettiğiniz her arkadaşınız sayesinde hem siz hem de arkadaşınız 25TL kazanıyor!



Bir bumads advertorial içeriğidir.

5 Mart 2012 Pazartesi

rüya

bu gece ilk kez rüyamda bir bebek gördüm.
benim bebeğimmiş, kucağımdaydı, emzirmek için odaya gidiyormuşum.

böyle kısacık bir rüyaydı ama öyle gerçek gibiydi ki, çok mutluydum o an..

23 Şubat 2012 Perşembe

bir kaç örnek


internette dolanırken beğenip kaydettiğim örnekler olduğundan, hiçbirine ait link yok malesef.
ama her biri denemek istediğim, çok beğendiğim çalışmalar.




özellikle bunu çok beğendim, bebek odası için ıvır zıvır toparlayıcı..



27 Ocak 2012 Cuma

bebek odası için çerçeveler


 klasik ikea çerçevelerini, bebek odasına uygun olabilecek desenlerle kapladım.
odası hazır olduğunda düzenlenecek şekilde kaldırıldılar şimdilik..

 oda için birkaç fikrim var ama şu sıra yeni eve taşınma işleri, mobilya seçimi filan var sırada. sonra yavaş yavaş düzenleyeceğim.
yaptığım alışverişler kutularda bekliyor.

 bu arada 25 haftalık olduk. başlarda doğru düzgün yemek yiyemiyordum, doktorum "merak etme sonra sonra iştahın açılacak" demişti ki haklıymış. akşam 10'da canım çekiyor kalkıp yumurtalı patates yapıp yiyorum:)

4 kilo aldım şimdilik. doktorum şaşırıyor herşeyi kısmadan yiyebilirsin dediğim nadir kişilerdensin diyor:)
bünye meselesi sanıyorum. zaten hayatımın hiçbir döneminde kilolu biri olmamıştım. şimdi de ağır ağır ilerliyor. aslında garip ama şöyle bi 20 kilo falan alıp bende nasıl duracağını görmek isterdim:))
bakalım daha vaktimiz var:)


bu arada, bebek odası içn kullandığım resimleri çerçeve ölçülerine göre boyutlandırmıştım. A4 kağıda çıktı alıp kullanabilirsiniz..

17 Ocak 2012 Salı

bebeklerle iletişim için kartlar


bebekler belli bir aya kadar siyah-beyaz gibi zıt renkleri ve dairesel biçimleri algılayabiliyormuş.
ilk aylarda onlarla iletişim kurmak için bu tür kartların önemi büyükmüş. hem bizdeki kaynaklardan hem de yabancı kaynaklardan edindiğim bilgi bu yöndeydi..

bebekle iletişim kurmak isteyen kişi kartı göstererek onunla konuşuyor. gösterdiği kart hakkında bişeyler anlatabiliyor yahut o hayvanı taklit edebiliyor vs..

bizde monozebra diye bir marka bu işi yapıyor, duyan vardır sanıyorum. iki farklı temada kartlar satıyorlar.
yurt dışında da bu tür kartlar epeyce satılıyor ve kullanılıyor.

biraz kullanım videolarını filan izledim de, sahiden bebekler pür dikkat resme bakıyor. kartı hareket ettirdikçe gözleriyle takip edip anlatıcıyı dinliyor.

6 adet karta 20 lira vermek işime gelmedi açıkçası. ben de nedir ne değildir epeyce araştırdıktan sonra en uygun resimleri bulup çıktı aldım, uygun kartonlar üzerine yapıştırarak kartlarımı hazırladım. küçük bey gelsin bi test edeceğim bakalım:))


13 Ocak 2012 Cuma

unnado 10 liralık hediye çeki


mailime gelmişti, burdan duyurayım istedim.
bebek / çocuk ürünleri satan unnado'ya şu linkten üye olduğunuzda hesabınıza 10 liralık hediye çeki tanımlanıyor.


10 Ocak 2012 Salı

magnet takvim


pek basit, pek pratik bi çalışmadır efendim:) şu aşağıdaki takvimi A4 kağıda çıktı alıyoruz.
her birini kesip zımbalayarak en arkaya bir sütçü/tüpçü magneti yapıştırıyoruz oldu bitti..

ben gözümün önünde takvim olmasını severim ama duvara asmayı pek sevmem. bu fikri de bi reklamcıda görünce hoşuma gitti.


bu da bizim buzdolabının üzeri. fotoğrafları 5x5 cm'lik küçültüp yine arkalarına mıknatıs yapıştırıyorum, buzdolabı süsü oluyorlar..

2 Ocak 2012 Pazartesi

deneme


bu biçimde bir puzzle için ilk denememizi yaptık:)
resimleri internetten bulmuştum, dekupaj tutkalı ile yapıştırıp üzerinden su bazlı vernikle geçtim. kenarlarından tırtıklanıp çıkarılmayacak kadar sağlam oldular.

her bir parçanın kolayca çıkarılıp yerleştirilmesi için harita çivileri kullandım ama gerek var mıydı bilmiyorum. belki şekillerin kenarında küçük oyuklar da bırakılabilir.

bir tek en alta ahşabın ölçülerinde mukavva kesip yapıştırma işi kaldı. sonra uygun yaş aralığında bir çocuk bulup üzerinde test edilecek:)))


teşekkür


geçtiğimiz hafta başında Derya ile buluşmuştuk, yalnızca bebiş için battaniye bekliyordum ama beni mahcup etti. paketin içinden, hepsi birbirinden özenli işleri çıktı. her gelene gösteriyorum bakın bizim oğlanın battaniyesine diye:))


burdan da tekrar teşekkür ediyorum, hepsini severek kullanacağım.


ağzımızı tatlandıran yeni yıl kurabiyelerini de Leylak Dalı göndermiş sağolsun. kendi yaptığı kurabiyeler, ben fotoğrafını çekene değin çoktan bitmişti. noel babaları da eşimin elinden son anda aldım fotoğraflamak için:)