24 Nisan 2013 Çarşamba

benim mahalle

80'lerin başında milliyet gazetesi karton maketler verirdi. uçak, cami, ev, değirmen.. neler neler. babam o yıllar birsürü gazete biriktirmiş. yapım aşamalarının olduğu sayfayı ve maket kartonlarını saklamış bizim için, çocuklar büyüyünce yaparlar diye. kanepenin altı doluydu, onlarca yapılmayı beklenen maket.. benim için hazine gibiydi.

sanırım ilkokul yıllarındaydım peyderpey yaptım maketleri, hepsinden de büyük zevk alarak. sonra sonra maketler ya yırtıldı, ya toz bağladı filan atıldı gitti heralde. ama benim için önemli olan yapım kısmı, saatlerce uğraşırdım onlara. maketi anla, kulakçıkları katla, ince ince tutkalla ve parçaları birleştir..


 bu ay meraklı minik dergisi bana bi güzellik yapıp maket hediye etmiş, koca bir mahalle maketi..

biraz erken başladık ama, dergiyi 3 aydır alıyoruz. içindeki oyun kartlarını lamine ediyorum Ege onlarla epey oyalanıyor. çok anlamasa da derginin sayfalarını karıştırıyoruz, resimlerine bakıyor, anlatıyorum ben. içinden oynayabileceği başka birşey çıkmışsa saklıyorum ilerde oynarız diye. ama bu mahalle maketini saklayamadım, bana eski yaptığım maketleri anımsattı, dayanamadım yaptım:)

bir tek yerlerine yerleştirmesi kaldı, onu da hallettim mi tamamdır, sonra saklayabilirim:)

18 Nisan 2013 Perşembe

laminasyon makinesi - ilk denemeler


 hareketli kağıt oyuncaklar yazım için cicideko laminasyon makinesi yorumunu yapmıştı.
nasılsa daha yolun başındayız, Ege ile ilerde daha çok çalışma yapacak, kağıtlarla haşır neşir olacağız diyerek aldım bir tane.

ilk denemeleri de o yazıdaki iki örnek ile yaptım. üstteki palyaço ipinden tutup çekince kollarını ve bacaklarını oynatıyor. ipi nerden nereye bağlıycam, hangisi neyi kontrol edecek derken epey vakit harcamıştım:)
şimdi yatak odasında gardırobun aynasına sıkıştırdık palyaçoyu. Ege'ye de öğrettim, palyaço nerde deyince dönüp ona bakıyor. sonra gidip ipinden çekiştiriyoruz bize bay bay yapıyor:)

bu aralar Ege'nin alıcıları oldukça açık sanıyorum, ne dersem hemen kapıyor. ya da hareket etmeyip popo üstü oturmaktan kendini öğrenmeye adadı yavrum:)

çocuklarla yapılan boyamadır faaliyettir, çok severim. hamileyken öyle bir bebeğim olmasını dilemiştim. kucağıma otursun masallar anlatayım, birlikte resim yapalım, kesip yapıştıralım filan. çok içten diledim galiba, kabul oldu:)
Ege 10 gün sonra 1 yaşını dolduracak hala emekleme emaresi yok, hiç sevmiyor yüzüstü yatmayı. biz ellerinden tutarsak pıtır pıtır yürüyor. hal böyle olunca evin içinde gezinmediğimiz zamanlarda öğreniyoruz.. dilini, elini, kulağını, ayağını ve saçını biliyor, sorunca gösteriyor. lamba, çamaşır makinesi vs. gibi bazı ev eşyalarını da sorunca gösteriyor. epeydir gel gel, bay bay yapıyordu bir de gel pisi pisi öğrendik. minik parmaklar birbirine dolana dolana pisi pisi yapıyor:)  bir de bol bol kitap karıştırıyoruz. renkler kitabındaki siyah örümceği her gördüğünde heyecanlanıyordu, bu sabah öylesine sordum siyah örümcek nerde diye. sayfaları evirdi çevirdi o sayfaya gelince yüzüme baktı işte der gibi:)

o minicik bebeğin zamanla büyüyüp sizinle iletişime geçmesi mucize gibi birşey..


üstteki akrobatları da yine lamine ettim. nasıl oynandığını çekmemişim ama, iki sehpa arasına kısa oklava yerleştirilir. bu akrobatlara da ip bağlayıp o oklavaya bağlanır ve bebiş vurdukça boşlukta sallanırlar.

laminasyon makinesini tchibodan almıştım, piyasadan da oldukça uygun fiyatlı idi. bilmiyorum hala satışta mı ama işe yarar bir ürünmüş. yaptığım kağıt oyuncaklar yırtılmıyor:)

etsyde görmüştüm, lamine edilmiş takılar vardı. eskiden ahşap üzerine denediğim desenleri lamine ettim bu kez. küpeler özellikle oldukça hafif oldular. onları da derleyip toplayıp yazacağım.

laminasyonu başka nerelerde kullanabilirim arayışındayım, etinden sütünden faydalanıcam illa:))