22 Mayıs 2013 Çarşamba

freecycle

benim de bir blog aracılığıyla haberdar olduğum bu gruptan, sizin de haberdar olmasını istedim.
bilenler ve aktif kullananlar vardır belki, bilmeyenler için kısaca özetlersem; bu grup bir dönüşüm ağı aslında.  şöyle ki:

evinizin ardiyesinde beklemekte olan, kullanmadığınız, çalışır durumda bir televizyonunuz varsa örneğin, bu gruba yazıyorsunuz. o televizyona ihtiyacı olan bir başka kişi size ulaşıyor ve kendi aranızda belirlediğiniz bir şekilde televizyonu yeni sahibine teslim ediyorsunuz. hem eviniz kullanmadığınız eşya kalabalığından kurtuluyor, hem de bir nebze olsun tüketim yapılmadan birinin ihtiyacı karşılanmış oluyor.

yahut sizin aradığınız bir kaç kitap var diyelim. kitapçıya gidip almadan evvel şansınızı deneyip bu gruba yazabilirsiniz. belki daha önceden okuyan biri size vermek isteyebilir.

grubun ana adresi burası. bu adresten şehrinizi seçip üye olarak dönüşüme katılabilirsiniz
ben ankara grubuna kayıtlıyım. henüz çok yeni ama evdeki atmaya kıyamayıp verecek de yer bulamadığım bir iki parçayı yeni sahiplerine teslim etmek için sözleştik bile.

ne kadar çok üye olursa gereksiz tüketim o kadar az olur. o halde buyrun siz de üye olmaya..

10 Mayıs 2013 Cuma

parmak boya yapımı


internette parmak boya yapımıyla ilgili nişastalı tarifler mevcut. renklendirmek içinse gıda boyası ekleniyor içine. benim üye olduğum bir mail grubunda renk vermesi için reçel, domates suyu gibi gıdaların direk kullanılabileceği önerisi getirilmişti. ben de denemek istedim.

pirinç unu ve suyla akışkan kıvamlı bir muhallebi pişirdim, içine de vişne reçeli ekleyerek kırmızıya yakın bir renk elde ettim. soldaki kase ise nar ekşisi eklenmiş hali:) o an elimin altındaydı ekleyiverdim:)

renk alternatifi olarak turuncu için havuç suyu, kahverengi için kakao veya kahve, yeşil için otlar kullanılabilir. ama reçel kullanmak iyi bir fikir değilmiş bunu görmüş olduk. heryer yapış yapış oldu:)


 balkonda yaptık ilk denemelerimizi. Ege'ye çok farklı geldi tabi. biraz oynadıktan sonra parmaklarını yalamak geldi aklına reçelli olanı çok beğendi ama nar ekşiliye yüz vermedi:)

yalnız minderlerin üzerine örtü sermemekle hata etmişim. sandım ki uslu uslu sadece yer sofrasının üzerinde kalacak oyun. ama yanılmışım elbette, boyama bittikten sonra bir de kılıf yıkama işi çıktı bana.


bu tür aktiviteler için yer sofrası kullanma fikrini bebekli blogların birinde görmüştüm. ben de annemlerdeki kullanılmayan sofrayı getirdim.

ne zaman normal kalemlerle boyama filan yapabileceğiz bilmiyorum ama geçen gün eline pastel boya verdim. bir tane de ben alıp gösterdim nasıl çizildiğini. bizimki direk ağzına götürüp ısırmaya çalıştı. kaldırdım ben de şimdilik..